Ultrason eşliğinde uygulanan miyom ablasyonu, iyi huylu rahim miyomlarında (uterin fibroid) ameliyat ve rahmin alınması gerekmeden, hedefe yönelik enerji uygulaması ile miyom dokusunu küçülten minimal invaziv bir tedavi seçeneğidir. Aşırı adet kanaması, kasık ağrısı ve bası şikayetlerini hafifletir; rahmi korur, yaşam kalitesini artırır.
Miyomun yapısı, boyutu, sayısı, yerleşimi ve hastanın şikayetleri birlikte değerlendirilerek uygunluk belirlenir. Doğru hasta seçimi tedavinin başarısını artırır.
Her hasta için en doğru yaklaşım bireysel değerlendirme ile belirlenir. Gerekli görülen durumlarda cerrahi tedavi önerilebilir.
Miyomun boyutu, sayısı ve konumu ultrason ile incelenir, tedavi planı oluşturulur.
İşleme uygun anestezi veya sedasyon uygulanır. Hasta işlem boyunca konforlu kalır.
Ultrason eşliğinde ince bir prob miyom içine yönlendirilir. Çevre dokular korunur.
Hedefe yönelik ısı enerjisi verilerek miyom dokusu etkisiz hale getirilir.
Kısa bir gözlem sonrası hasta genellikle kısa sürede günlük yaşamına dönebilir.
Minimal invaziv yapısı sayesinde hem şikayetlerin azalması hem de rahmin korunması hedeflenir.
Deneyimli ekip ve doğru hasta seçimi riskleri en aza indirir. Tüm işlemler steril şartlarda ve ultrason rehberliğinde yapılır.
İyileşme sürecinde herhangi bir olağandışı belirti olursa kliniğimizle iletişime geçiniz.
Ablasyon sonrası miyom dokusu zamanla küçülür ve vücut tarafından emilir. Küçülme hızı miyomun özelliklerine göre değişebilir.
İnce prob ile yüksek frekanslı alternatif akım kullanılarak ısı oluşturulur. Miyom tedavisinde uygulanan, etkinliği bildirilmiş bir yöntemdir; hedefe yönelik uygulanarak çevre doku korunur.
Mikrodalga enerjisi ile daha hızlı ısı artışı sağlanır ve daha geniş alanlar etkin şekilde tedavi edilebilir. Özellikle daha büyük miyomlarda avantaj sağlayabilir.
Miyom tedavisinde doğru yöntem seçimi, hastanın şikayetleri ve rahmi koruma beklentisi kadar miyomun anatomisine de bağlıdır. Ablasyon; seçilmiş miyomlarda kanama, ağrı ve bası şikayetlerini azaltmayı hedefleyen rahim koruyucu bir seçenek olabilir, ancak malignite şüphesi, hızlı büyüme veya güvenli erişim sorunu varsa farklı tedaviler öncelik kazanır.
Miyom ablasyonunda tedavi başarısı yalnızca miyomun çapına bağlı değildir. Miyomun rahim duvarındaki yeri, rahim iç boşluğuna yakınlığı, dışa doğru saplı olup olmadığı, sayısı, damar yapısı ve hastanın baskın şikayeti birlikte değerlendirilir. Aşırı kanama yapan submukozal bir miyom ile bası oluşturan intramural veya subseröz miyom aynı şekilde planlanmaz. Ultrason ve gerektiğinde MR ile yapılan haritalama; hedeflenecek miyomu, korunması gereken rahim dokusunu ve güvenli giriş yolunu belirler.
Rahmi koruyan tedaviler doğurganlık açısından önemli olsa da her miyom ablasyonu gebelik planlayan hastada otomatik olarak uygun değildir. Miyomun rahim iç boşluğunu bozup bozmadığı, endometriuma yakınlığı, over rezervi, yaş, daha önceki gebelik öyküsü ve alternatif tedaviler birlikte değerlendirilir. Gebelik beklentisi olan hastalarda tedavinin amacı yalnızca miyomu küçültmek değil, rahim yapısını ve güvenli gebelik olasılığını koruyacak en uygun yolu seçmektir. Bu nedenle karar kadın doğum değerlendirmesi ve görüntüleme bulgularıyla kişiselleştirilmelidir.
Ablasyon sonrası miyom dokusu zaman içinde hacim kaybeder; adet kanaması, kasık ağrısı, bası ve sık idrara çıkma gibi şikayetlerde kademeli iyileşme beklenir. Erken dönemde kramp, lekelenme veya hafif akıntı görülebilir. Takipte miyom hacmi, şikayetlerdeki değişim, kansızlık bulguları ve yeni miyom gelişimi değerlendirilir. Miyomlar hormonal zemine bağlı oluşabildiği için tedavi edilen miyom küçülse bile zamanla yeni miyom gelişebilir. Bu nedenle kontrol görüntülemeleri ve klinik takip uzun dönem planlanmalıdır.
Miyom ablasyonunda hedefe ulaşmak kadar rahim duvarı, endometrium, mesane, barsak ve damar yapılarının korunması da önemlidir. Girişimsel radyoloji deneyimi; görüntüleme eşliğinde doğru hedefleme, enerji alanını kontrol etme ve işlem sonrası yanıtı ölçme açısından belirleyicidir. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tedavi kararı kadın doğum ve görüntüleme değerlendirmesiyle verilmelidir.
Hekim profilini inceleyinHızlı büyüyen, menopoz sonrası ortaya çıkan veya görüntülemede sarkom açısından şüpheli özellikler taşıyan kitlelerde ablasyon öncesi tanı güvenliği yeniden değerlendirilir. Aktif pelvik enfeksiyon, gebelik, kontrolsüz kanama bozukluğu, ciddi anemi veya rahim iç boşluğunu ileri derecede bozan miyomlarda zamanlama ve yöntem değişebilir. Gebelik planı olan hastalarda karar, yalnızca miyomun küçülme olasılığıyla değil; rahim iç boşluğuna etkisi, over rezervi, yaş, önceki gebelik öyküsü ve alternatif tedavilerin gebelik hedefiyle uyumu dikkate alınarak verilmelidir.
İşlem sonrası takipte miyom hacmi kadar hastanın kanama miktarı, kansızlık bulguları, ağrı düzeyi, bası hissi ve günlük yaşam konforu da değerlendirilir. Miyomlar hormon duyarlı yapılar olduğu için tedavi edilen miyom küçülse bile yeni miyom gelişimi mümkündür. Bu nedenle kontrol ultrasonları ve kadın doğum takibi, tedavinin uzun dönem başarısını anlamak için sürdürülmelidir. Şikayet günlüğü tutulması, adet yoğunluğunun kaydedilmesi ve hemoglobin değerlerinin izlenmesi tedavi yanıtını daha objektif değerlendirmeye yardımcı olur.
Doğru değerlendirme, güvenli ve etkili bir tedavi için çok önemlidir. Aşağıdaki tetkikler uygunluk kararında rol oynar.
Miyomun boyutu, sayısı, konumu ve özellikleri detaylı olarak değerlendirilir.
Gerektiğinde MR ile miyom haritalaması yapılır; sayı, boyut ve yerleşim netleştirilir.
Kanamaya bağlı anemi ve gerekli görülen diğer kan tetkikleri değerlendirilir.
Ultrason ve görüntüleme sonuçlarınızı uzman ekibimiz inceleyerek size en uygun tedavi seçeneğini belirlesin.
Tetkik Gönder