Fibroadenom Nedir?

Fibroadenom, meme dokusunda gelişen, çoğu zaman iyi huylu kabul edilen, düzgün sınırlı ve hareketli bir kitle tipidir. Hastalar bu kitleyi çoğunlukla kendi kendine fark eder. Bazen banyo sırasında, bazen günlük muayenede, bazen de başka bir nedenle yapılan ultrason sırasında ortaya çıkar. Çoğu fibroadenom ağrısızdır; ancak her zaman böyle olmak zorunda değildir. Bazı hastalarda adet döngüsü öncesinde hassasiyet artabilir, bazı hastalarda ise kitle sadece elle hissedilen bir dolgunluk şeklinde fark edilir.

Fibroadenomun önemli özelliği, iyi huylu bir meme kitlesi olmasıdır. Bu, onun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Çünkü memede fark edilen her kitle fibroadenom değildir ve benzer görünen başka yapılar da vardır. Bu nedenle "fibroadenom nedir?" sorusunun yanıtı yalnızca isim vermekle sınırlı değildir; kitleyi nasıl ayırdığımız, ne zaman takip ettiğimiz ve hangi durumda daha ileri inceleme yaptığımız da bu yanıtın parçasıdır. Özellikle genç yaş grubunda görülmesi, hareketli yapısı ve genellikle yavaş seyri, onu klinikte en sık karşılaşılan iyi huylu meme kitlelerinden biri yapar.

Fibroadenom bazen tek başına, bazen birden fazla sayıda olabilir. Bazı hastalarda yıllarca aynı boyutta kalır, bazı hastalarda ise yavaş ya da dönemsel büyüme gösterebilir. Bu değişken davranış, hastada doğal olarak "Bu kitle neden var?" ve "Büyürse ne olur?" sorularını doğurur. Doğru yaklaşım, bu soruları korku diliyle değil, planlı değerlendirme ile yanıtlamaktır.

Fibroadenom nedir sorusunu ultrason ve iyi huylu kitle vurgusuyla anlatan premium görsel
Fibroadenom çoğu zaman düzgün sınırlı ve iyi huylu bir meme kitlesi olarak tanınır.

Fibroadenom nasıl bir kitle olarak hissedilir?

Elle muayenede fibroadenom çoğu zaman düzgün sınırlı, yuvarlak ya da oval, lastik kıvamına yakın ve hareketli bir kitle gibi hissedilir. Bu hareketlilik hastaya "parmaklarımın arasında kayıyor" hissi verebilir. Halk arasında bazen "iyi huylu gibi geliyor" denmesinin nedeni de bu tariflerdir. Ancak fiziksel muayene tek başına kesin tanı koydurmaz. Çünkü bazı sert iyi huylu kitleler de olabilir, bazı kötü huylu kitleler ise beklenenden daha sakin hissedilebilir.

Fibroadenomların çoğu yavaş büyür ya da uzun süre sabit kalır. Boyutun küçük olması da iyi huylu olma ihtimalini destekleyebilir; fakat tek başına yeterli değildir. Hastanın yaşadığı şikayet, kitlenin ne kadar süredir var olduğu ve son dönemde davranış değiştirip değiştirmediği de önemlidir. Örneğin yıllardır aynı kalan küçük bir fibroadenom ile birkaç ay içinde fark edilir biçimde büyüyen bir fibroadenom aynı şekilde yorumlanmaz.

Hastanın kendi tarif ettiği his de değerlidir. Kitleyi fark eden kişi çoğu zaman "sert ama çok rahatsız etmiyor", "hareket ediyor", "sanki yuvarlak bir mercimek gibi" ya da "adetten önce biraz ağrıyor" şeklinde anlatır. Bu tariflerin hiçbiri tek başına tanı koydurmaz; ama klinik tabloyu destekler. Muayene sırasında asıl amaç, bu hissin iyi huylu bir kitleyle uyumlu olup olmadığını anlamak ve gerektiğinde görüntülemeye geçmektir.

Bilgi Kutusu

Kısa cevap

Fibroadenom çoğu zaman iyi huylu, hareketli ve düzgün sınırlı bir kitle olarak hissedilir; fakat kesin ayrım için görüntüleme gerekir.

Fibroadenom kimlerde daha sık görülür?

Fibroadenom en sık genç ve premenopozal yaş grubunda görülür. Özellikle 14 ile 35 yaş arası hastalarda daha sık fark edilir. Bunun nedeni meme dokusunun hormonal değişimlere duyarlı olmasıdır. Ancak bu, ileri yaşta görülemez anlamına gelmez. Daha ileri yaşlarda da fibroadenom saptanabilir; sadece o zaman değerlendirme eşiği biraz daha dikkatli kurulmalıdır.

Genç hastalarda kitle çoğu zaman ultrasonla fark edilir. Çünkü meme dokusu daha yoğun olabilir ve elle hissedilen her değişiklik daha belirgin hale gelir. Adet döngüsü, gebelik, emzirme ve hormon içeren ilaçlar fibroadenomun boyutunu ve hissedilişini etkileyebilir. Bu nedenle "bugün daha büyük hissediyorum" ifadesi her zaman kalıcı bir büyümeyi göstermez; bazen hormonal dalgalanmanın yansımasıdır.

Fibroadenomun sık görülmesi, onun her zaman küçük ve sorunsuz olacağı anlamına gelmez. Bazı hastalarda birden fazla fibroadenom olabilir. Bazı hastalarda tek kitle vardır ama diğer iyi huylu kitle tipleriyle karışabilir. Bu yüzden yaş, hormon durumu, aile öyküsü ve önceki meme kontrolleri birlikte düşünülür. Özellikle yeni fark edilen kitleler için ilk soru "Bu ne olabilir?" kadar "Bunu güvenli biçimde nasıl doğrularız?" sorusudur.

Genç yaşta görülen her kitle fibroadenom değildir; ama genç yaş, fibroadenom olasılığını artırır. Bu nüans önemlidir. Çünkü gereksiz korku da, aşırı rahatlık da doğru değildir. En güvenli çizgi, kitleyi objektif olarak değerlendirmektir.

Fibroadenom neden oluşur?

Fibroadenomun oluşum mekanizması tam olarak tek bir nedene bağlanamaz. En güçlü kabul, meme dokusunun hormonal duyarlılığıdır. Özellikle östrojen ve progesteron etkisi altında fibroadenom dokusunun büyüme eğilimi gösterebildiği düşünülür. Bu nedenle ergenlik, adet döngüsü, gebelik veya hormon içeren tedaviler sırasında daha belirgin hale gelebilir.

Fibroadenom, bez dokusu ve bağ dokusunun birlikte çoğaldığı bir yapıdır. Yani yalnızca bir "kitle" değil, içinde farklı doku bileşenleri bulunan bir lezyondur. Bu doku karışımı onun neden bazen sert, bazen lastik kıvamında, bazen de ultrasonla tipik göründüğünü açıklar. Dışarıdan bakıldığında tek tip gibi görünse de kendi içinde farklı varyasyonlar vardır.

Bazı fibroadenomlar uzun süre sabit kalır, bazıları zamanla küçülebilir, bazıları ise yavaşça büyüyebilir. Hatta menopoz sonrasında hormon etkisi azalınca küçülme eğilimi gösterebilir. Bu davranış, fibroadenomun biyolojik ritmiyle ilgilidir. Hastalar için burada önemli olan, değişimin tek başına kötü anlam taşımadığıdır; önemli olan değişimin nasıl olduğu, ne kadar hızlı olduğu ve eşlik eden diğer bulguların bulunup bulunmadığıdır.

Doğru Bilinen Yanlış

Yanlış Bilinen

Yanlış Bilinen: Fibroadenomun oluşması hastanın bir şeyleri yanlış yaptığı anlamına gelir.

Doğrusu: Fibroadenom çoğu zaman hormon duyarlılığı ve meme dokusunun yapısıyla ilişkili iyi huylu bir oluşumdur; hastanın yaptığı bir hatayı göstermez.

Hangi belirtiler dikkat gerektirir?

Fibroadenom çoğu zaman ağrısızdır ve ciddi şikayet oluşturmaz. Buna rağmen bazı bulgular ek değerlendirme gerektirir. Kısa sürede belirgin büyüme, yeni başlayan ağrı, kitlenin eskisine göre daha sert hissedilmesi, sınırların belirsizleşmesi ya da memede şekil değişikliği olması önemlidir. Özellikle kitle birkaç ay içinde gözle görülür biçimde büyüdüyse bunu not etmek gerekir.

Meme başında yeni gelişen içe çekilme, ciltte çukurlaşma, kızarıklık, portakal kabuğu görünümü, tek taraflı akıntı veya koltuk altında yeni fark edilen şişlik fibroadenomdan bağımsız olarak daha dikkatli inceleme gerektirir. Bu bulguların varlığı kötü huylu bir süreç anlamına gelmez; ama değerlendirme eşiğini yükseltir. Aynı şey, memede daha önce fark edilmeyen yeni bir asimetri için de geçerlidir.

Adet öncesi hassasiyet artışı, tek başına alarm bulgusu değildir. Ancak her ay belirginleşen ağrı, büyüme hissi veya elle hissedilen kitlenin sınırlarında değişiklik varsa kontrol planı gözden geçirilmelidir. Hastaya önerilen şey, paniğe kapılmak değil; değişimi düzenli takip etmektir. Basit bir not defteri ya da telefon kaydı bile kitlenin zaman içindeki davranışını anlamaya yardımcı olabilir.

İdeal olan, hastanın kendi gözlemi ile hekim kontrolünün birbirini tamamlamasıdır. Böylece hem gereksiz korku azalır hem de gerçekten önem taşıyan değişiklikler erken fark edilir.

Fibroadenomun bez dokusu ve bağ dokusu bileşenlerini gösteren premium anatomik görsel
Fibroadenom, bez dokusu ve bağ dokusunun birlikte oluşturduğu iyi huylu bir kitledir.

Fibroadenom nasıl tanınır?

Tanı çoğu zaman üç basamakta düşünülür: öykü, muayene ve görüntüleme. Önce kitle ne zaman fark edildi, ağrı var mı, büyüme oldu mu, ailede meme öyküsü var mı, daha önce benzer bir kitle görüldü mü gibi sorular sorulur. Ardından fizik muayene yapılır. Son basamak ise çoğunlukla ultrason olur. Genç hastalarda ultrason, kitlenin yapısını göstermek açısından çok değerlidir.

Ultrason, fibroadenomu çoğu zaman oval, düzgün sınırlı ve homojen görünümlü bir kitle olarak gösterir. Yine de görüntüleme raporu tek başına son karar değildir. Çünkü bazen benzer görünen başka iyi huylu kitleler de olabilir. Yaşa, bulgulara ve kitlenin davranışına göre mamografi veya meme MR da istenebilir. Eğer görüntüleme ile klinik uyum yeterli değilse biyopsi gündeme gelir.

Kor biyopsi, fibroadenomu güvenle doğrulamak için sık kullanılan bir yöntemdir. Bu işlem kitlenin dokusundan örnek alınmasını sağlar ve "bu gerçekten fibroadenom mu?" sorusuna daha net yanıt verir. Görüntüleme ile patoloji birbirini destekliyorsa güven artar. Uyumsuzluk varsa daha ileri değerlendirme gerekir. Çünkü ayırıcı tanıda sadece fibroadenom değil; basit kist, yağ nekrozu, papillom, filloid tümör ve daha nadir başka lezyonlar da düşünülebilir.

Bilgi Kutusu

Tanı güvenliği

Fibroadenom tanısı çoğu zaman görüntüleme ile biyopsinin birbiriyle uyumlu olmasına dayanır. Tek bir bulguya bakarak kesin karar verilmez.

Fibroadenom hangi hastalıklarla karışabilir?

Fibroadenomun en önemli benzerleri başka iyi huylu meme kitleleridir. Basit kistler, yağ nekrozu, fibrokistik değişiklikler, intraduktal papillom ve bazı lobüler yapılar fibroadenomla karışabilir. Kist genellikle sıvı içerikli olduğu için ultrasonla daha farklı bir görünüm verir; ancak elle hissedilen bir sertlik hasta için benzer algılanabilir. Bu yüzden "dokununca aynı geliyor" ifadesi yeterli değildir.

Fibroadenomun daha önemli ayırıcı tanılarından biri filloid tümördür. Filloid tümörler de fibroepitelyal gruptadır ve dışarıdan fibroadenoma benzeyebilir. Ancak boyut, büyüme hızı ve patolojik özellikler farklı olabilir. Bu nedenle hızlı büyüyen ya da olağan dışı davranan kitlelerde bu olasılık akılda tutulur. Aynı şekilde yağ nekrozu, travma sonrası ortaya çıkan sert bir alan olarak fibroadenomu taklit edebilir.

Meme kanseri ayırıcı tanının en kritik başlığında yer alır. Her fibroadenom görünümü kanseri düşündürmez; her sert kitle de kanser değildir. Fakat klinik ve görüntüleme bulguları tipik değilse ek değerlendirme gerekir. Özellikle yeni gelişen cilt değişikliği, sabitlik, düzensiz sınır ve koltuk altı bulguları ayırıcı tanıyı genişletir.

Bu karışıklıklar, fibroadenomun basit bir isimden ibaret olmadığını gösterir. Aynı şekilde iyi huylu kitle demek, hiç düşünmeden geçmek demek değildir. Hekimin görevi, benzer görünen yapılar arasındaki farkı güvenli biçimde ortaya koymaktır.

Her fibroadenom tedavi edilir mi?

Hayır. Her fibroadenom tedavi edilmez. Küçük, tipik görünümlü, büyüme göstermeyen ve şikayet oluşturmayan fibroadenomlar çoğu zaman takip edilir. Takip, tedavisizlik anlamına gelmez; belirli aralıklarla kontrol edilmesi demektir. Böylece kitlenin boyutunda, şeklinde veya çevre dokuyla ilişkisinde bir değişiklik olup olmadığı izlenir.

Tedavi genellikle kitle büyüdüğünde, ağrı yaptığında, kozmetik rahatsızlık oluşturduğunda ya da tanı netliğinin artırılması gerektiğinde gündeme gelir. Bazı hastalar kitlenin varlığından dolayı yoğun kaygı yaşar. Bazılarında ise kitle yerleşimi nedeniyle sütyen kullanımında, hareket sırasında ya da beden algısında rahatsızlık oluşur. Bu durumlarda müdahale konuşulabilir.

Seçenekler arasında vakum destekli çıkarım, cerrahi eksizyon ve seçilmiş hastalarda ablasyon bulunur. Hangi seçeneğin uygun olacağı kitlenin boyutuna, konumuna, biyopsi sonucuna ve hastanın beklentisine göre değişir. Yani "fibroadenom var, mutlaka alınmalı" yaklaşımı doğru değildir; ama "fibroadenom var, hiç dokunulmaz" yaklaşımı da doğru değildir. Karar her hastaya özgü verilir.

Fibroadenom tanısı sonrası takip, biyopsi ve gerekirse çıkarım akışını gösteren premium görsel
Fibroadenom saptandıktan sonra karar, takip ve gerekirse işlem seçenekleriyle verilir.

Fibroadenom büyürse ne olur?

Fibroadenom büyüdüğünde ilk yapılacak şey, büyümenin gerçek olup olmadığını ve ne kadar hızlı olduğunu anlamaktır. Küçük ölçüm farkları ile anlamlı büyümeyi ayırmak önemlidir. Bazen bir sonraki ultrason, önceki ölçümden farklı görünür ama bu durum teknik farklılıktan kaynaklanabilir. Buna karşılık birkaç ay içinde belirgin büyüme varsa daha dikkatli değerlendirme gerekir.

Büyüme tek başına fibroadenomun kansere dönüştüğünü göstermez. Klasik fibroadenomlar iyi huyludur. Ancak hızlı büyüyen bir kitleyi "nasıl olsa fibroadenom" diye etiketleyip bırakmak da doğru değildir. Çünkü büyüyen yapılar içinde filloid tümör gibi farklı lezyonlar da düşünülebilir. Bu nedenle büyüme, yeniden görüntüleme ve gerekirse biyopsi için bir işarettir.

Büyüyen fibroadenomda tedavi kararı da değişebilir. Kitle küçükken yalnızca izlenen bir lezyon, daha sonra çıkarım ya da ablasyon adayı haline gelebilir. Bu, sürecin doğal parçasıdır. Karar tek seferlik değil, takip içinde yeniden kurulur. Hastanın şikayeti arttıysa veya estetik rahatsızlık belirginleştiyse tedavi konuşulması daha anlamlı hale gelir.

Doğru Bilinen Yanlış

Yanlış Bilinen

Yanlış Bilinen: Fibroadenom büyüdüyse artık mutlaka kötü huyludur.

Doğrusu: Büyüme, yeniden değerlendirme gerektirir; ancak fibroadenomların büyük kısmı yine de iyi huylu kalır. Önemli olan büyümenin hızını ve eşlik eden bulguları doğru okumaktır.

Fibroadenom kansere dönüşür mü?

Klasik fibroadenom genel olarak kansere dönüşen bir lezyon değildir. Bu cümle hastalar için rahatlatıcıdır; ancak aşırı basitleştirilmemelidir. Çünkü bazı fibroadenom tipleri, özellikle kompleks özellikler taşıyanlar, yaşam boyu meme kanseri riskinde küçük bir artışla ilişkili olabilir. Bu ilişki, fibroadenomun doğrudan kansere dönüştüğü anlamına gelmez.

Buradaki en önemli ayrım şudur: fibroadenom bir kanser öncülü gibi düşünülmemelidir, fakat meme sağlığı açısından izlenmesi gereken bir kitle olabilir. Özellikle tanısı yeni konmuş, büyüme gösteren veya görüntüleme ile uyumu tartışmalı kitlelerde hekimler daha dikkatli davranır. Bu nedenle "iyi huylu" etiketi, kontrolsüz rahatlık için değil, planlı takip için kullanılmalıdır.

Hastaların aklındaki "iyi huylu ise neden tekrar kontrol?" sorusunun cevabı budur. Çünkü amaç, kitlenin karakterini zaman içinde sabit tuttuğunu doğrulamaktır. Memede yeni bir değişim olması halinde yeniden değerlendirme yapılır. Böylece hem gereksiz işlemden kaçınılır hem de önemli değişiklikler atlanmaz. Bu denge, fibroadenom yönetiminin temelidir.

Fibroadenomun kanserle karışması ya da ona dönüşmesi arasında önemli fark vardır. Karışma, yanlış başlangıç değerlendirmesi demektir; dönüşüm ise çok daha farklı bir biyolojik süreçtir. Klinik pratikte asıl konu, yanlış sınıflamayı önlemektir.

Ne zaman doktora başvurmalı?

Memede yeni fark edilen her kitlede, özellikle ilk kez görülüyorsa değerlendirme yapılmalıdır. Eğer kitlenin boyutu kısa zamanda büyüyorsa, şekli değişiyorsa, ciltte çekilme oluşuyorsa ya da meme başında yeni bir içe dönme fark ediliyorsa beklememek gerekir. Aynı şekilde kanlı akıntı, koltuk altında yeni şişlik, memede yeni kızarıklık veya belirgin asimetri de başvuru nedenidir.

Daha önce fibroadenom tanısı almış kişilerde de kontrol gerektiren değişiklikler olabilir. Yeni ağrı, hızlı büyüme, sınırların bulanıklaşması veya kitlenin eskisinden daha sabit hale gelmesi yeniden inceleme gerektirir. Adet öncesi hassasiyet artışı tek başına alarm bulgusu değildir; fakat kalıcı değişikliklerle birlikteyse önem kazanır.

Gebelik ve emzirme döneminde kitlelerde boyut değişimi daha sık olabilir. Bu dönemlerde hormon etkisi nedeniyle fark edilen büyüme her zaman kötü huylu süreç anlamına gelmez; ama yine de değerlendirilmelidir. Kısacası hastanın kendi gözlemi, hekim kontrolünün yerini almaz; onu tamamlar. Düzenli takip planına uyulması, gereksiz korkuyu azaltırken gerçek sorunu erken fark etmeyi sağlar.

Hastaya önerilen en pratik yaklaşım şudur: yeni, hızlı, farklı ya da açıklanamayan her değişiklikte kontrol randevusunu beklemeyin. Erken değerlendirme çoğu zaman daha kısa ve daha güvenli bir yol açar.

Uzman Görüşü

Doktor Notu

Bir fibroadenomu izlerken yalnızca boyuta bakmayız. Yaş, büyüme hızı, görüntüleme uyumu, biyopsi sonucu ve hastanın şikayeti birlikte değerlendirilmeden güvenli karar verilmiş sayılmaz.

Dr. Mehmet Hakan Pıçak

Sonuç: fibroadenom nedir sorusunun kısa cevabı

Fibroadenom, memede sık görülen, çoğu zaman iyi huylu, düzgün sınırlı ve hareketli bir kitle tipidir. Birçok hastada tedavi gerektirmez; ancak takip gerektirir. Çünkü memede iyi huylu görünen her kitle aynı zamanda aynı davranışı göstermez. Bazıları uzun süre sabit kalır, bazıları büyür, bazıları ise başka kitlelerle karışabilir.

Bu nedenle fibroadenom nedir sorusunun kısa cevabı "iyi huylu bir meme kitlesi" olsa da, güvenli yaklaşım bununla bitmez. Kitleyi muayene, ultrason ve gerektiğinde biyopsi ile doğrulamak gerekir. Ardından takip, çıkarım, vakum destekli işlem ya da seçilmiş hastada ablasyon gibi seçenekler konuşulabilir. En doğru yol, tek bir cümleye değil, hastanın bütün klinik tablosuna dayanır.

Hastalar için en rahatlatıcı ama aynı zamanda en doğru cümle şudur: fibroadenom çoğu zaman ciddi bir hastalık değildir, fakat memedeki her yeni kitle ciddiyetle değerlendirilmeyi hak eder. Bu denge kurulduğunda gereksiz korku azalır, önemli bulgular da atlanmaz.

Fibroadenomla ilgili en iyi yaklaşım, "nasıl olsa iyi huylu" diyerek geçmek değil, "iyi huylu olup olmadığını güvenle doğrulayıp uygun planı kurmak"tır. Böylece hem tıbbi güvenlik hem de hasta huzuru korunur.

Sık Sorulan Sorular

Çoğu zaman ağrısızdır. Adet öncesi hassasiyet olabilir, bazen de büyüme ile birlikte rahatsızlık verebilir.

Büyüme hızı ve eşlik eden bulgular değerlendirilir. Gerekirse görüntüleme tekrarlanır, biyopsi veya işlem seçenekleri konuşulur.

Çoğu zaman evet, ancak her zaman tek başına yeterli olmayabilir. Klinik uyum ve gerekirse biyopsi önemlidir.

Bazı fibroadenomlar küçülebilir; bazıları sabit kalır. Bu yüzden düzenli takip önemlidir.

Seçilmiş hastalarda vakum destekli çıkarım veya ablasyon gibi ameliyatsız seçenekler olabilir.

Hayır. Kist sıvı içerikli bir yapı, fibroadenom ise solid bir iyi huylu kitle tipidir.

Kesin bir tek eşik yoktur. Boyut, büyüme hızı ve şikayet birlikte değerlendirilir.

Birçok durumda bir şey olmaz; ancak büyüme veya yeni bulgular kaçırılabilir. Bu yüzden takip önerilir.

Görüntüleme ile muayene uyuşmuyorsa, hızlı büyüme varsa ya da önerilen plan içselleştirilemiyorsa ikinci görüş faydalıdır.

Güncellendi
  • Son güncelleme 19 Eylül 2026

İçerik Yazarı

Uzman Dr. Mehmet Hakan PIÇAK

Radyoloji Uzmanı · Girişimsel Radyoloji

Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak, İstanbul Tıp Fakültesi'nden 2010'da mezun oldu ve 2015'te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde radyoloji ihtisasını tamamladı. 2018'den bu yana Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde girişimsel radyolog olarak çalışmaktadır. Görüntüleme eşliğinde, cerrahi kesi olmadan uygulanan ablasyon ve biyopsi işlemleriyle ilgilenir.

  • Kurumİzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Girişimsel Radyoloji Kliniği
  • KonumÇiğli / İzmir

Uzmanlık Alanları

  • Girişimsel Radyoloji
  • Ablasyon Tedavileri
  • Tiroid Nodülü
  • Paratiroid Adenomu
  • Miyom
  • Meme Fibroadenomu
  • Tümör Ablasyonu
  • Ağrı Ablasyonu

İlgili Yazılar

Ön Değerlendirme

Tetkiklerinizi gönderin; ablasyon uygunluğu ve doğru tedavi seçeneği ön değerlendirme ile netleşsin.

Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak

Girişimsel radyoloji alanında görüntüleme eşliğinde ablasyon tedavileri.

Hekim profilini incele

Instagram

Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak @girisimsel.radyolog
Bu sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir tıbbi durumun teşhisi veya tedavisi için kullanılamaz. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi gerektiren durumlar için lütfen doktorunuza başvurun.